Gündem

Sibel Özbudun'un beraat kararında önemli gerekçe: İfade özgürlüğünün içeriği sorgulanamaz

Akademisyen, Can Yücel’e ait olduğu iddia edilen "Bu ülke bölünsün istiyorum" şiirini paylaşmıştı

20 Nisan 2016 22:47

Facebook’tan yaptığı paylaşımlar nedeniyle ’suç işlemeye alenen tahrik etmek’ suçlamasıyla açılan davada Doç. Dr. Sibel Özbudun beraat etmesinin ardından dün mahkeme emsal olacak bir gerekçe açıkladı. Kararda “İfade özgürlüğü hakkının içeriğine asla dokunulmaz. Unutulmamalıdır ki bir hakkın içeriği üzerinde bir sınırlama, hiçbir zaman o hakkın yok edilmesi gibi bir sonucu hatırlatmamalı, sınırlama o hakkı yok etmemelidir” dendi. Özbudun yine Facebook paylaşımlarından ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla hakkında açılan bir diğer davadan da beraat etti.

 

“Bu ülke bölünsün istiyorum”

Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre Doç. Dr. Sibel Özbudun 11 Ağustos 2015’te Facebook hesabından maskeli ve elinde Molotof kokteyli gibi bir malzeme bulunan eylemcinin fotoğrafını ve “Yönetmeliğiniz sizin olsun, isyan bizimdir” yazısını paylaştı. Özbudun ardından da Can Yücel’e ait olduğu öne sürülen, “Bu ülke bölünsün istiyorum” dizelerini paylaştı. Bu paylaşımlar nedeniyle Doç. Dr. Özbudun hakkında ‘suç işlemeye alenen tahrik etmek’ ve ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla ayrı dava açıldı.

 

İlk duruşmada beraat

Özbudun ‘suç işlemeye alenen tahrik’ten açılan dava nedeniyle 17 Mart’ta Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinde hâkim karşısına çıktı ve ilk duruşmada beraat etti. Hâkim Aydoğan Levent Gedik, kararın gerekçesini açıkladı. Kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinin 2. fıkrasındaki “Demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzenin sağlanması için bazı sınırlamalar ve yaptırımlar uygulanabileceği” ifadesi hatırlatıldı.

 

“Önce ifade özgürlüğü”

Kararda özetle şu değerlendirmelere yer verildi:

“İfade özgürlüğü hakkının içeriğine asla dokunulmaz. Unutulmamalıdır ki bir hakkın içeriği üzerinde bir sınırlama, hiçbir zaman o hakkın yok edilmesi gibi bir sonucu hatırlatmamalı, sınırlama o hakkı yok etmemelidir.

“Önemli olanın insanların ifade özgürlüğünden yoksun kılınması olmayıp, onların bu özgürlüğü suiistimal edecek tarzda kullanmasının cezalandırılmasıdır.

“AİHM’nin içtihat türünden Avrupa standartları, ifade özgürlüğüne ülke yasalarında ve içtihat hukukundan daha yüksek düzeyde bir koruma sağladığı kabul edildiğinde o ülke Anayasasına, kanununa ve AİHM’in içtihatları doğrultusunda karar verme yetkisine sahip her yargıcın yapabileceği tek şey daha yüksek olan Avrupa standartlarını uygulamaktadır.

“Bireylerin bakış açılarına hoşgörü, demokratik sistemin önemli bir bileşenidir.

“Sanık tarafından yapılan paylaşım, kullanılan resim ve sözlerin somut bir eylem çağrısı içermediği, intikam ve silahlı direniş yolunda bir kışkırtma oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Söz konusu şiirin de Can Yücel’e ait olup olmadığı kesin değildir

 

‘Suç işlemeye alenen tahrik’ davası

Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Özbudun ve avukatları katıldı. Doç. Dr. Sibel Özbudun, bazı öğrenci, akademisyen, yazar ve parti üyelerinin de izlediği duruşmadaki savunmasında, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına ilişkin yönetmelikte Ağustos 2015'te yapılan değişikliğe karşı eleştiri niteliğinde paylaşımlarda bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Paylaştığım görseli çizmiş ya da yapmış değilim. Bunun, sosyal medyada yüzlerce kez paylaşıldığını gördüm. Eleştiri ve protesto amacıyla paylaştım. Paylaşımım üzerine de kimse ayaklanmadı. Ayrıca, paylaştığım şiir de yıllardır internette dolaşıyor. Yargılanmak bana nasip oldu. Düşünce ve ifade özgürlüğünün yanında bir karar vermenizi istiyorum."

Sanık avukatı Levent Kanat da müvekkilinin suça tahrik yönünde eylemi olmadığını kaydederek, beraatını istedi.

Hakim Aydoğan Levent Gedik, "unsurları itibarıyla suç oluşmadığı ve sanığın, yüklenen suç açısından kastının bulunmadığı" gerekçesiyle Özbudun'un beraatına karar verdiğini açıkladı.

Bu arada, duruşma öncesinde adliye önünde toplanan Ankara Düşünceye Özgürlük Platformu, Özbudun hakkındaki davayı protesto etti. Basın açıklamasına CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.

İddianamede Özbudun'un, kendisine ait Facebook hesabında yayımladığı iki paylaşım betimlenerek, "suç işlemeye alenen tahrik" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi isteniyordu.

İlgili Haberler